Atrial fibrilasyon klinik pratikte en sık karşılaşılan taşiaritmi türü olup özellikle ileri yaş grubunda ciddi bir morbidite ve mortalite nedenidir. Ritim ve hız kontrolü ile ilgili tartışmalar devam etmekte ve ritm kontrolünde ilaçların toksik ve proaritmik yan etkileri nedeniyle sınırlı sayıda ilaç mevcuttur. Bu amaçla en sık kullanılan ilaçlardan biri olan amiodarondaki yapısal iyodin halkası nedeniyle pratikte ciddi ytan etkilerle karşılaşılmakta ve ilaç kesilmek zorunda kalınmaktadır. İyodin halhasının çıkarılmasıyla elde edilen dranedaronda bu yan etkiler kısmen bertaraf edilmiş olup ATHENA çalışmasında bu ilacın etkinlik ve güvenilirliği araştırılmıştır.
Sodyum alımı ile yüksek kan basıncı ve kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Yetişkinlerde en çok 2300 mg/gün sodyum alımı önerilmektedir. Eğer kişi yaşlı veya hipertansif ise bu değer 1500 mg olmalıdır. Fast food öğünler günlük yaşamımızda giderek fazla yer tutmaktadır. Sizce bu çeşit beslenme tuz alımını ne kadar etkilemektedir?
Fiziksel inaktivite , kardiyovasküler hastalık gelişimi için bağımsız bir risk faktörüdür. Gelişen teknoloji her ne kadar üretim ve yaşam kalitesinde artışa yol açtıysa da karşılığında sedanter bir yaşama neden olmuştur.
Kardiyovasküler hastalıkların ve buna bağlı ölümlerin önlenmesi için yapılacaklar arasında dislipidemilerin tedavisi gelmektedir. Gerekli rehberler ve ilaçlar bulunmakla birlikte bu konuda önemli bir açık mevcuttur. Bu açığın temelinde hekim ve hastaların rehberlere uyumsuzluğu yatmaktadır. Birinci basamak hekimlerine bu konuda önemli görevler düşmektedir.